Uyku bozukluklarının öğrenmeye etkisi

Her ne kadar “neden uyuyoruz?” sorusunun cevabı tam olarak bulunmamışsa da, uykunun vücudun temel ihtiyaçlarından biri olduğu kabul edilen bir gerçektir. Özellikle çocuklarda uyku ihtiyacı yetişkinlere oranla daha fazladır. Çocuklar diğer pek çok faydanın dışında, uyuyarak büyürler (ninniler yalan söylemiyordur sanırım), uyuyarak sağlıklı kalırlar ve uyuyarak akademik başarıya erişirler. Ben mesleğim gereği, uykunun çocuklarda ki okul başarısına olan dolaylı etkisinden bahsedeceğim.
 
Uyku bozuklukları en fazla “Dikkat ve Hatırlama” becerisini etkilemektedir. Uykunun hafıza ve hatırlamayı etkilediğini kanıtlamış pek çok çalışma vardır. Öğrenme, bilgiyi algılama, kaydetme ve hatırlama sürecidir. Uyku sorunu yaşayan bir öğrenci, ne kadar arzu etse de dikkatini tam olarak öğrenilen konuya veremeyecek, dolayısıyla algılamada sorun yaşayacaktır. Ayrıca fazlaca etüt ve tekrarla öğrenmiş saydığımız bir bilgiyi de ya hatırlamakta zorlanacak ya da lüzumsuz bir zamanda hatırlayacaktır. (Tanıdık geldi değilmi?) Yapılan bazı araştırmalarda, uyku bozukluklarının “kelime haznesi gelişimi” ile “ezberleme ve öğrenme yeteneği”nin azalmasına da yol açtığı saptanmıştır.
 
Uyku bozukluklarının bir diğer etkisi ise Dürtüselliktir. Genel bir pencereden bakarsak, Dürtüsellik; davranışlarını planlama, isteklerini erteleyebilme, kendini durdurabilme becerilerinde güçlük olarak tanımlanmaktadır. Dürtüsellik problemi kendini, sınıfta söz hakkı almadan konuşma, oyunlarda sırasını bekleyememe, sırasında oturamama ve karşıdakinin konuşmasına müsaade etmeden sözünü kesme şeklinde gösterebilir. Sınıf içerisinde gösterdiği bu davranışlar neticesinde, hem kendisi için hem de sınıftaki diğer arkadaşları için öğrenimi engellemiş olur. Ayrıca sınavlarda sorulara düşünmeden yanıt verdiği için çoğunlukla bildiği konularda bile yanlış cevaplar verir. Böylece ders notları düşer. Zaten bir zaman sonra becerileri hakkında olumsuz duygular beslemeye başlayacak ve kendini gerçekleştiren kehanet (öğrenilmiş çaresizlik) yaşanacaktır.
 
Şunu da eklemek istiyorum; dürtüsellik sorunu yaşayan çocuklara davranışlarının nedenlerini sorduğumuzda, aslında böyle davranmak istemiyorum ama istesem de kendimi durduramıyorum şeklinde yanıtlar alırız. İnanması güç gelebilir ama, bu çocuklar gerçekten davranışlarını kontrol etmek isteseler bile, içsel denetimlerini yapmakta zorlanıyorlar. Bu nedenle de hem akademik hem de sosyal-duygusal alanda problemler yaşıyorlar.
 
Uyku bozuklukları; Algı, Dikkat, Hatırlama, Dürtüsellik ile öğrenmeye etki etmekte, ayrıca Huysuzluk, Utangaçlık vb ile de sosyal ilişkilere zarar vermektedir. Tüm bunların sonucunda okul performansı düşmekte ve öğrenci başarısız sayılmaktadır. Araştırmalar, sadece birkaç gün süren uyku yoksunluğunun bile net düşünebilme yeteneğimizi engellediğini söylemektedir.
 
Uyku bozuklukları; Geceleri uykuya dalmakta güçlük, sıklıkla uykudan uyanmak, çok erken uyanıp tekrar uyuyamamak, yeterli miktarda uyunmasına karşın dinlenememek, olağandan çok miktarda uyumak, solunumla ilişkili uyku bozuklukları, Uyku Kaygısı (kabuslar), Uykuda korku bozukluğu (uyku terörü), uyurgezerlik olarak sıralanabilir. Araştırmalarımdan öğrendiğime göre, solunumla ilişkili uyku bozuklukları, en sık karşılaşılan ve çözümü (diğerlerine oranla) daha kolay olan problemlerdir.
 
Son olarak hatırlatmak isterim ki ilkokul çağındaki çocukların, uyuması gereken süre 10-11 saattir. Mümkünse karanlıkta uyumasını sağlayınız. Böylece Melatonin hormonundan da yoksun kalmamış olacaktır. Eğer ki çocukta karanlık korkusu varsa, odayı düşük kırmızı ışık ile aydınlatmanız, beyaz ışıkla aydınlatmanıza göre (uyku kalitesine) daha az zarar verecektir.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir