Çocuk için özgüven ne kadar önemlidir?

Bir önceki yazımızda “Kişilerin, başarılı, mutlu ve dengeli hayat sürmesinde, kendilerine duydukları özgüven ile doğru orantılı bir ilişki vardır. İnsanlar, yaşamlarından keyif alabilmek için bu temel duyguya ihtiyaç duyarlar” demiştik.

Özgüven; yaşamın ilk yılları olan çocukluktan başlayarak, sürekli gelişen ve değişen bir duygudur. Çocukluk dönemi, güven duygusu için, yaşamın diğer dönemlerine göre daha kritik bir dönemdir. Eğer ki çocukluk döneminde bu duygunun gelişmesine olanak tanınmaz ise ileriki yaşlar için (belki de) onarılması mümkün olmayan sonuçlar doğabilir.

Özgüven eksikliği yaşayan çocuklar (ve hatta kimi yetişkinler), özgüven eksikliğinin, doğuştan gelen bir kişilik özelliği olduğuna inanıp, kabullenirler. Oysa çocuklar, gösterdiği davranışlar karşısında, çevreden aldığı tepkilere göre, kendisi hakkında (olumlu ya da olumsuz) bir benlik algısı oluşturur ve bu algıya göre özgüven geliştirirler.

Özgüven eksikliği yaşayan çocuklar; duygusal-sosyal alanda ve okul hayatında, zorluklar yaşamaya başlarlar. Özgüven eksikliğine göre, “Aşırı Kontrollü Davranış” ya da “Aşırı Kontrolsüz Davranış” gösteren kişilikler geliştirirler.

Aşırı Kontrollü Davranışlar
[bullets]

  • Anne ve babaya bağımlı olmak
  • Utangaç ve içine kapanık davranmak
  • Kendini diğer çocuklardan aşağı görmek
  • Uyum sağlayamamak
  • Yanlış yapmaktan ve başarısızlıktan kaygı duymak
  • Alışık olmadığı yeni bir durumla karşılaştığında ürkek davranmak
  • Yeni ortamlara girmekte isteksiz davranmak
  • Yeni çocuklarla tanışma ve kaynaşmakta sıkıntı çekmek
  • Sürekli başkalarını memnun etme çabası içinde olmak

[/bullets]
Aşırı Kontrolsüz Davranışlar
[bullets]

  • Yalan konuşmak
  • Zorbalık etmek
  • İnsanlara üstünlük taslamak
  • İş birliğine yanaşmamak
  • Aşırı ve ısrarcı bir biçimde yardım istemek
  • Okula gitmek istememek, okuldan kaçmak
  • İnsanları sürekli sorgulamak ve yalancılıkla suçlamak
  • Kendi hataları için dahi başkalarını suçlamak
  • Okul araç gereçlerini bilerek özensiz kullanmak
  • Çabuk sinirlenebilir olmak ve öfkesini kontrol edememek
  • Hata yaptığı ortaya çıktığından, aynı hatayı yapan herkesi ispiyon etmek
  • Arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlarda bulunmak

[/bullets]
Aşırı kontrolsüz davranış gösteren çocuklar, genellikle problem öğrenci olarak dikkatleri üstüne çekerler. Sınıfta (ya da ailede) bu sorunların çözümüne yönelik araştırmalar yapılırken, (tesadüfende olsa) doğru tespitte bulunarak ve gerekli tedbirler alınarak, çocuğa yardımcı olunmaktadır. Buna istinaden, fark edilmediğinden ötürü yitirilen çocuklar, genellikle “Aşırı Kontrollü Davranışlar” (en sık karşılaşılanı çekingenliktir) gösteren çocuklardır. Çoğu zaman bu davranışlar, edepli-ahlaklı olmak, mütevazilik, mahcubiyet veya akıllı-uslu olmakla karıştırılmaktadır. Hatta toplumumuzda ki insanların genelinde görülen özgüven eksikliğinin, çocuğun gösterdiği davranışları, doğru okuyamayan ebeveyn-öğretmen’den kaynaklandığını düşünmekteyim.

Çocuklar, sosyal yaşantıları sırasında kimi zaman haksızlığa uğrayabilirler. Lakin uğradıkları haksızlığın etkileri, çocuğun ailede kazandığı özgüvenle alakalıdır. Ailesi tarafından sevilip, değerli bulunduğu hissettirilen çocuklar, yaşadığı haksızlıklardan etkilenmeyecek ya da etkilense dahi etkisinden çabuk kurtulacaktır.

Unutulmamalıdır ki özgüvenli çocuklar, gelecekteki mutlu, huzurlu ve sağlıklı toplumun yapı taşları olacaklardır. Bu yüzden çocukların, barınma ve beslenme ihtiyaçları kadar önemli olan, özgüven duygusunun sağlanması, özlenen ve istenen toplumun oluşması açısından, ebeveyn ve öğretmenlerin en önemli sorumluklarındandır.

Üçüncü bölüm: Özgüven geliştirmede anne – babalara öneriler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir